Son Dakika
Kültür & Sanat

Leoparın sırtındaki insan figürü 11 bin yıl sonra Karahantepe’de gün yüzüne çıktı

Karahantepe’de yürütülen kazılarda, yaklaşık 11 bin yıl önce bırakıldığı yerde günümüze ulaşan benzersiz bir eser bulundu. Leoparın sırtında oturan insan figürünü betimleyen heykel, hem taşıdığı semboller hem de daha önce benzerine rastlanmayan üslubuyla dikkat çekti. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Karahantepe’de Geleceğe Miras Projesi kapsamında yürütülen kazılarda bulunan yaklaşık 11 bin yıllık kompozit heykeli sosyal medya hesabından duyurdu.

Site Yöneticisi

Genel Yayın Yönetmeni · Yayın: 26 Ağustos 2026, 03:05 · 2 dk okuma

0
Leoparın sırtındaki insan figürü 11 bin yıl sonra Karahantepe’de gün yüzüne çıktı
Leoparın sırtındaki insan figürü 11 bin yıl sonra Karahantepe’de gün yüzüne çıktı

Bakan Ersoy, keşfe ilişkin paylaşımında, “Karahantepe’de 11 bin yıllık benzersiz bir heykeli gün yüzüne çıkarttık. Geleceğe Miras Projemiz kapsamında yürüttüğümüz 2026 yılı kazılarında, daha önce benzerine rastlanmayan bir üsluba sahip kompozit heykel bulduk.” ifadelerini kullandı.

11 BİN YIL ÖNCE BIRAKILDIĞI YERDE BULUNDU

Yaklaşık 11 bin yıl önce bırakıldığı yerde tespit edilen heykel, leoparın sırtında oturan bir insanı betimliyor. İnsan ve hayvan figürünü aynı kompozisyonda buluşturan eser, 70 santimetrelik yüksekliği ve özgün anlatımıyla dikkati çekiyor.

Bakan Ersoy, heykelin tasvirine ilişkin, “Yaklaşık 11 bin yıl önce bırakıldığı yerden günümüze ulaşan 70 santimetre yüksekliğindeki heykel, leoparın sırtında oturan bir insanı betimliyor.” değerlendirmesinde bulundu.

3 METRE ÇAPINDAKİ YAPININ SEKİSİNE YERLEŞTİRİLMİŞ

Heykelin bulunduğu 3 metre çapındaki yapının zemininin yassı taşlarla kaplandığı belirlendi. Eserin, yapı duvarı boyunca devam eden sekinin üzerine yerleştirildiği tespit edildi.

Keşfin insanlık tarihinin en erken dönemlerine ilişkin yeni tartışmaları beraberinde getireceğine işaret eden Bakan Ersoy, şunları kaydetti: “Bu özel eser; 3 metre çapında, zemini yassı taşlarla kaplanmış bir yapının duvarı boyunca uzanan sekinin üzerinde bulundu. İnsanlık tarihinin en erken dönemlerine ilişkin yeni soruların kapısını aralayan keşfin bilim dünyasında geniş yankı uyandıracağına inanıyorum.

Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğümüze, kazı heyetimize, bilim insanlarımıza ve sahada özveriyle çalışan tüm ekip arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum.”

Site Yöneticisi

Genel Yayın Yönetmeni

Tüm yazıları