Son Dakika
Sağlık

Çocuğunuz tembel değil, yanlış uyuyor! 'Ağızdan solunum yapan çocukların yüz şekli değişiyor'

Çocuğunuz yerinde duramıyor, derslere odaklanamıyor ya da sürekli dalgın mı? Uzmanlara göre bu belirtilerin nedeni her zaman dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu olmayabilir. Geceleri ağzı açık uyuyan ve rahat nefes alamayan çocuklarda, fark edilmeyen uyku sorunları hem davranışları hem de okul başarısını derinden etkileyebiliyor.

Site Yöneticisi

Genel Yayın Yönetmeni · Yayın: 24 Haziran 2026, 14:29 · 7 dk okuma

0
Çocuğunuz tembel değil, yanlış uyuyor! 'Ağızdan solunum yapan çocukların yüz şekli değişiyor'
Çocuğunuz tembel değil, yanlış uyuyor! 'Ağızdan solunum yapan çocukların yüz şekli değişiyor'

Betül Yasemin Kökbek / Milliyet.com.tr - Birçok aile çocuklarının hareketliliğini, dikkat dağınıklığını veya ders başarısındaki düşüşü psikolojik nedenlerle açıklamaya çalışırken, sorunun kaynağı bazen çok daha farklı bir yerde saklanıyor. Uzmanlar, özellikle geceleri ağzı açık uyuyan, horlayan veya başını geriye atarak uyumayı tercih eden çocuklarda uyku kalitesinin ciddi şekilde bozulabileceğine dikkat çekiyor. Kalitesiz uyku nedeniyle yeterince dinlenemeyen çocukların gün içinde aşırı hareketli, öfkeli, unutkan ve odaklanmakta zorlanan bir profile bürünebildiği belirtiliyor. Hatta dikkat eksikliği ve hiperaktivite şüphesiyle değerlendirilen bazı çocuklarda, tablonun altında uyku sırasında yaşanan solunum problemlerinin yatabildiği ifade ediliyor. Uzmanlar, ebeveynlerin gözden kaçırdığı ağızdan solunum alışkanlığının yalnızca davranışları değil, öğrenme kapasitesini, büyüme gelişimini ve genel sağlığı da etkileyebileceği konusunda uyarıyor. Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı, Uzm. Dr. Hüseyin Arslan tüm detayları Milliyet.com.tr'ye anlattı.


AĞZI AÇIK UYUYAN ÇOCUK ÇABUK ÖFKELENİR!

Haberlerimizi Google’da Takip Edin
En güncel haberlere ve son dakika gelişmelerine Google üzerinden anında ulaşmak için bizi favorilerinize ekleyin.
Google’da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin

Dikkat dağınıklığı ve davranış problemlerinin ardında bazen beklenmedik bir neden yatabiliyor. Çocuklarda sık görülen ağızdan solunum, fark edilmediğinde uzun vadeli sağlık sorunlarına kapı aralayabiliyor. Ebeveynleri bu konuda daha bilinçli olmaya davet eden Uzm. Dr. Hüseyin Arslan açıklamalarına bir çocuğun ağzı açık uyuması veya gün içinde sürekli ağızdan nefes almasının genellikle büyüme çağındaki çocuklarda geniz eti veya bademcik büyümesi gibi nedenlerden kaynaklandığını söyleyerek başladı. Bazen bu duruma horlama ve kafayı geriye doğru atarak uyuma durumunun da eklenebileceğini ileten Uzm. Dr. Arslan, "Tüm bunların temel nedeni, çocuğun uykuda rahat nefes alamaması ve normal uyku düzeninin bozulmasıdır. Burada çok kritik bir fark var: Yetişkin bireyler uykusuz kaldıklarında halsiz ve bitkin olurlar; ancak çocuklar uykusuzluğa tam tersi bir reaksiyon gösterirler. Kalitesiz bir uykunun ertesi gününde çocuk, beynini uyanık tutabilmek için aşırı hareketlenir. Bu da karşımıza gün içerisinde; aşırı hareketlilik (hiperaktivite), sürekli kıpırdanma, yerinde duramama, ders esnasında odaklanma güçlüğü ve dikkat dağınıklığı, dürtüsellik (anlık ve ertelemeden eylemlerde bulunma) ve çabuk öfkelenme gibi bulgularla çıkar" dedi. Sonuç olarak bu çocukların, okulda öğretmenleri veya evde aileleri tarafından 'hiperaktif veya dikkat eksikliği var' denilerek doğrudan çocuk psikiyatrisine yönlendirilebildiğini ekledi.

Okul başarısının sadece çocuğun zekâsı veya çalışma azmiyle ilgili olmadığının altını çizen Uzm. Dr. Arslan beynin öğrenilen bilgileri hafızaya kaydedebilmesi için gece uykusunda 'yenilenmesi' gerektiğini, gece boyunca yaşanan solunum güçlüğü, beynin yeterli oksijen almasını engeller ve uykunun sık sık bölünmesine (uyanayazmalar) neden olduğunun bilgisini verdi. Çocuğun derin uyku ve REM uykusu dediğimiz, öğrenmenin kalıcı hale geldiği o en verimli evrelere geçemediğini hatırlatan Uzm. Dr. Arslan, "Sabaha kadar sanki maraton koşmuş gibi yorgun uyanan bir beyinde ise doğal olarak dikkat, öğrenme yeteneği, hafıza süreçlerinde bozulmalar meydana gelir" açıklamasında bulundu.

Dikkat dağınıklığı şikâyetiyle doktora götürülen çocuklarda, sorunun aslında uyku kalitesini bozan ağızdan solunumdan kaynaklandığı sorusunu sorduğumuzda Uzm. Dr. Arslan şu cevabı verdi: "Klinik çalışmalara ve poliklinik pratiklerimize baktığımızda durum oldukça çarpıcı. Dikkat eksikliği ve hiperaktivite şüphesiyle başvuran, takibe alınan ve hatta ilaç tedavisi başlanan çocukların önemli bir kısmında (yaklaşık üçte birinde) sorunun temelinde uyku kalitesini bozan solunum yolu problemleri yatmaktadır. Bu nedenle, dikkat eksikliği belirtileri gösteren her çocukta uykunun ve solunumun mutlaka sorgulanması gerektiğini her fırsatta vurguluyoruz."


'TEDAVİ EDİLMEZSE BİRÇOK SAĞLIK SORUNU OLUŞUR'

Ağızdan solunumun genellikle uykuda solunum bozukluklarının ve uyku apnesinin bir parçası olduğunun altını çizen Uzm. Dr. Arslan, tedavi edilmediği takdirde sadece başarıyı değil, vücudun pek çok sistemini etkileyen sağlık sorunlarını listeledi:

-Fiziksel ve Yüz Yapısındaki Değişimler (Adenoid Yüz): Kronik ağız solunumu; dar ve uzun bir yüz yapısına, daralmış burun deliklerine, geriye çekilmiş alt çeneye, yüksek ve dar bir damak yapısı ile üst üste binen dişlere neden olur. Hatta nefes alabilmek için göğüs kafesini aşırı zorlayan çocuklarda zamanla kunduracı göğsü (içe çöküklük) veya güvercin göğsü (dışa çıkıklık) gibi yapısal deformiteler tetiklenebilir,

-Büyüme Geriliği: Özellikle küçük çocuklarda, uykunun sık bölünmesi büyüme hormonu salgılanmasını olumsuz etkiler. Rahat nefes almak için harcanan aşırı enerji de eklenince, çocukların boy ve kilo gelişimi akranlarının gerisinde kalabilir,

-Sık Enfeksiyonlar: Burun, havayı ısıtan, nemlendiren ve temizleyen bir filtredir. Ağızdan nefes alındığında bu filtre devre dışı kaldığı için çocuk üst ve alt solunum yolu enfeksiyonlarına açık hale gelir

-Kalp ve Damar Sağlığı Sorunları: Ağır ve tedavi edilmeyen vakalarda, kronik oksijensizliğe bağlı olarak akciğer tansiyonu (pulmoner hipertansiyon), kalp kasında kalınlaşma ve ilerleyen süreçte solunum yetmezliğine bağlı kalp yetmezliği tabloları gelişebilir,

-Gece Altını Islatma: Uykuda solunum sıkıntısı yaşayan ve derin uyku fazı bozulan bu çocuklarda gece altını ıslatma (enürezis nokturna) şikayeti de çok daha sık gözlenmektedir.


Ebeveynlerin evde iyi birer gözlemci olmasının hayati önem taşıdığını söyleyen Uzm. Dr. Hüseyin Arslan, sadece gece değil, gün içindeki alışkanlıkların da bizlere çok şey anlattığını söyledi. Gece gözlemlenebilecek belirtiler arasında ağzı açık uyuma, horlama ve nefes almayı kolaylaştırmak (hava yolunu açmak) için başını geriye doğru atarak uyuma, sık sık iç çekme; yastığa salya akıtma, sık sık uyanma gibi huzursuz uyku bulgularını takip etmek gerektiğini söyledi. Ayrıca çocuğun sabah uyandığında yaşadığı ağız kuruluğu ve ağız kokusunun da gece boyunca ağızdan nefes alındığının net bir işareti olabileceğini iletti. Gündüz gözlenen ve fiziksel belirtiler arasında ise şunları sıraladı: Çocuğun oyun oynarken, televizyon izlerken veya dalgınken ağzının sürekli açık durması, sesin genizden gelmesi (burundan konuşuyormuş gibi bir ses tonu), iştahsızlık, sabahları zor uyanma ve gün içinde sinirlilik hali. Ayrıca kronik olarak ağızdan solunum yapan çocuklarda zamanla yüz mimarisi de değişir. 'Adenoid yüz' dediğimiz; dar ve uzun yüz yapısı, yorgun bakışlar, daralmış burun delikleri ve geriye çekilmiş çene yapısı ile karakterize bir yüz şekli gelişir.

"Çocuğu sürekli dalgın görünen, derslerine odaklanamayan veya unutkanlık yaşayan aileler ilk olarak mutlaka bir hekime başvurmalı. Çocuk hastalarımıza yaklaşımda temel kuralımız şudur: Davranışsal veya psikolojik bir tanı koymadan önce, mutlaka altta yatabilecek organik (yani fiziksel/tıbbi) nedenler dışlanmalıdır. Dalgınlık, unutkanlık ve odaklanamama, aslında yorgun bir beynin savunma mekanizmalarıdır. Çocuk uykuda dinlenemediği için zihni gün boyu 'tasarruf modunda' çalışır. Bu nedenle aileler, çocuklarına hemen 'tembel', 'ilgisiz' ya da 'hiperaktif' etiketi yapıştırmadan önce çocukta horlama ve ağızdan solunum olup olmadığını sorgulamalıdır. Bu süreçte Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Çocuk Göğüs Hastalıkları, Kulak Burun Boğaz ve Çocuk Psikiyatrisi gibi bölümlerin bir arada çalışacağı multidisipliner bir yaklaşım en doğru sonucu verecektir." Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı, Uzm. Dr. Hüseyin Arslan

Site Yöneticisi

Genel Yayın Yönetmeni

Tüm yazıları